Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1154 E. 2014/7587 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1154
KARAR NO : 2014/7587
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
… Pazarlama Şirketinin yetkilisi olan sanığın, muhtelif gıda ürünlerini satın aldığı … Limited Şirketine, bu alış veriş karşılığında yargılama konusu olan Finansbank … Şubesi hesabına ait, … seri numaralı, 18.10.2005 keşide tarihli, 15000 TL bedel içeren ve aynı hesaba ait … seri numaralı, 16750 TL bedel içeren iki adet çeki yetkili olduğu şirketi adına düzenleyerek verdiği, söz konusu çeklerin, …Şirketi tarafından ciro edilerek katılan … Limited Şirketine devredildiği, anılan şirket tarafından bankaya ibraz edilmeden önce sanığın, Finansbank … Şubesi Müdürlüğüne 17.10.2005 ve 24.10.2005 tarihli yazılarını göndererek; çeklerin elinden rızası hilafına çıktığını belirtip, ödemeden men talimatları verdiği ve bu nedenle çeklerin bedellerinin banka tarafından katılan şirkete ödenmediği, böylelikle sanığın, ticari bir alışveriş karşılığında keşide ettiği çeklerin, katılan şirket tarafından bankaya ibrazı öncesinde, söz konusu çeklerin elinden rızası dışında çıktığına dair gerçeğe aykırı bir şekilde ödemeden men talimatlarında bulunarak çek bedellerinin katılan şirkete ödenmesini engellemek suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tediye makbuzlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, … Pazarlama Limited Şirketi ile arasında gerçekleşen bir ticari alışverişe istinaden söz konusu çekleri düzenleyerek verdiği, söz konusu çeklerin … Sanayi ve Limited Şirketi tarafından ciro edilerek … Limited Şirketine devredildiği, söz konusu çeklerin henüz bankaya ibraz edilmeden önce sanık tarafından bedellerinin … Limited Şirketi yetkilisine kısım kısım olmak üzere ödendiği, bu şekilde konusuz kalan çeklerin sanığa iade edilmesi gerekirken iade edilmemesi üzerine, sanığın, bedellerini ödediği çekler ile ilgili olarak Finansbank Şubesine rızası dışında elinden çıktığını belirterek ödemeden men talimatı verdiği, çekleri elinde bulunduran katılan … Limited Şirketi tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin bedellerinin, ödemeden men talimatı verilmesi nedeniyle ödemelerinin yapılmadığının anlaşılması karşısında; sanığın, dolandırıcılık suçunu oluşturabilecek nitelikte hileli hareketler sergilediğine veya suç kastı ile hareket ettiğine dair katılanın varsayımı dışında somut ve kesin bir delil elde edilemediği dikkate alınarak; sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.