Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/187 E. 2014/3209 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/187
KARAR NO : 2014/3209
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında ayrı ayrı hükmolunan cezaların miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların irade birliği içinde müştekileri cep telefonu ile arayıp kendilerini polis, komiser ve savcı olarak tanıtarak hesaplarının terör örgütü elemanlarınca kullanıldığını, bu şahısları yakalamak için kendilerine yardımcı olmalarını istediklerini belirtip sanıklardan … …’nin ve …’in hesaplarına diğer sanık … tarafından bu müştekilerin para aktarmasının sağlandığı, bu yöntemle sanıkların katılanlardan …’ı 05.11.2012 tarihinde arayarak sanıklar … … ve Hasan’ın hesaplarına ayrı ayrı 20.000’er TL havale etmesini sağladıkları, yine katılan …’yi 22.10.2012 tarihinde arayarak sanık …’nin hesabına 25.450 TL havale etmesini sağladıkları, daha sonra katılan Naşit’i 06.11.2012 tarihinde arayarak sanık …’nin hesabına 15.925 TL havale etmesini sağladıkları ve aynı tarihte katılan …’yi arayarak aynı şekilde sanık …’nin hesabına 16.739 TL havale etmesini sağladıkları, bu hali ile dört katılanı bu yöntemle kandırarak haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’nun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.