Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/5095 E. 2014/7604 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5095
KARAR NO : 2014/7604
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

Mala zarar verme ve basit yaralama suçlarından sanıklar … ve … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sırasıyla 151/1. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası verilmiş ve TCK’nın 51. Maddesine göre hapis cezaları ertelenmiş; TCK’nın 86/2 maddesi gereğince ise 5 Ay hapis cezası verilmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilen hükme dair Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02/11/2010 tarihli ve 2009/88 esas, 2010/615 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine iade ve bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/04/2012 gün ve 2011/258922 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 27/01/2014 gün ve 2013/13115 Esas 2014/1151 sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 27/01/2014 gün ve 2013/13115 esas 2014/1151 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık … ile katılan …’ın komşu oldukları, sanık …’in kendine ait aracı katılanın aracına yakın park etmesinden dolayı katılanın aracını park yerinden çıkaramadığı, katılanın sanık …’e aracını çekmesini söylediği, ancak sanığın kabul etmemesi üzerine tarafların tartışmaya başladıkları, tartışmaya daha sonra sanık …’in oğlu sanık …’un da katıldığı, sanıkların katılanı basit tıbbi müdahale ile giderebilecek şekilde yaraladığı ve sanık …’in katılana ait aracın ön camını kırdığı, diğer sanık …’un da araca hasar verdiğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar … ve … hakkında; …’ye yönelik basit kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında; …’ye yönelik mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2012 tarih ve 2012/3-97Esas ve 2012/245 karar sayılı kararı çerçevesinde, katılanın zarar oluştuğunu belirtmesi, sanığın da aşamalarda zararı karşılamak istediğine ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi, zararın ödenmesi yönünde herhangi bir irade de ortaya koymamış olması karşısında, olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan katılanın uğradığı zararın tamamen giderilmesi koşulu yerine getirilmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin mahkeme hükmünün usul ve yasaya uygun olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve sanıklar, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından ”TCK 53.madde gereğince sanıklar hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.