YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/986
KARAR NO : 2014/3244
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
Muhtelif suçlardan hükümlü …’in cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 99. maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası olarak toplanmasına dair Kartal (kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/01/2010 tarihli ve 2010/208 değişik iş sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün cezasının hak ederek salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı ile tahliyesine ilişkin Kartal (kapatılan) İnfaz Hâkimliğinin 17/07/2012 tarihli ve 2012/1610 esas, 2012/1583 sayılı kararı sonrası sanık hakkında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/12/2011 tarihli ve 2003/422 esas, 2011/308 sayılı kararı kapsamında verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilamın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair talebinin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 1. İnfaz Hakimliğinin 04/10/2013 tarihli ve 2013/2623-2651 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2013 tarihli ve 2013/1803 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27.12.2013 gün ve 2013/19718/79507 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2014 gün ve 2014/3060 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun’un 105/A maddesinin 1. Fıkrasındaki “…koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, … karar verilebilir.” ve Geçici 4. maddesindeki “Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin şart 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, hükümlü hakkındaki bakiye cezanın koşullu salıverilmesi süresinin, 1 yılın altında kaldığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 tarih ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunun 14. Maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; mahkumiyete ve incelemeye konu resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 339/1. Maddesinde beş yıldan on iki yıla kadar hapis; dolandırıcılık suçunun cezası ise aynı kanunun 504/3,7. maddesi uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddelerine, karara ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (11.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.