Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/98 E. 2014/3248 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/98
KARAR NO : 2014/3248
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

Mala zarar verme suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/07/2013 tarihli ve 2013/9522 soruşturma, 2013/5971 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin, mercii Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 27/09/2013 tarihli ve 2013/1077 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11.12.2013 gün ve 2013/18714/75732 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2013 gün ve 2013/397147 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre şüphelinin komşu bahçede çalışma yaparken müştekinin bahçesine zarar verdiğinden bahisle yapılan şikayet üzerine, mala zarar verme suçunun ancak kasten işlenen suçlardan olması nedeni ile müştekinin tazminat hakkı saklı kalmak şartıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müştekinin itirazı üzerine mercii Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 27/09/2013 tarihli kararı ile, uzlaştırma işlemleri yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gerekçesiyle itiraz kabul edilmişse de, suçun maddi veya manevi unsurlarının oluşmaması durumunda uzlaşma işlemine gerek olmadığı gibi, mala zarar verme suçu bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde etkin pişmanlık hükümlerine yer verildiği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinde yer alan “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.” şeklindeki düzenleme karşısında mala zarar verme suçu bakımından uzlaştırmanın mümkün olmadığı cihetle yazılı gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müştekinin şikayetinde arazi komşusu olan şüphelinin kendisinden izin almaksızın kendi arazisine su kanalı açmak için kepçe ile çalışma yaptığı sırada kendisinin ekili mısırları ve fındık ağaçlarının zarar gördüğünü iddia ettiği olayda, C. savcılığının “kepçenin rahat çalışması için müşteki arazisine sokulduğu, bu nedenle oluşan zarardan dolayı zarar verme kastı bulunmayıp TCK’nın 151/1. maddesindeki suçun oluşmadığından, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı itiraz üzerine” Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nce uzlaşma hükümleri uygulanmamakla
itirazın kabulüne karar verilmiş olup, iddiaya göre eylemde gerek CMK’nın 253/3 ve TCK’nın 168. madde hükümleri karşısında uzlaşma hükümleri uygulanamayacak olsa da ayrıca fındık ağaçlarının zarar gördüğü iddiası olup TCK’nın 1521-/c maddesi kapsamındaki bu iddianın ve delileri değerlendirerek suç unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve taktirinin yapılacak yargılama sonunda mahkemesi tarafından yapılmasının gerekmesi nedeniyle farklı gerekçeyle ancak sonuç itibariyle doğru bulunan itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 27/09/2013 tarih ve 2013/1077 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.