Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/22025 E. 2014/20333 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22025
KARAR NO : 2014/20333
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.11.2013 gün ve 6/210 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili,…. ada ….parsel sayılı taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olduğunu, bitişiğinde bulunan aynı ada 70 parsel sayılı taşınmazın ise tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, ancak davalı adına kayıtlı taşınmazın 1.500 m2’lik kısmının yaklaşık 40 yıldan beri davacı ve davacının satın aldığı kişiler tarafından kullanıldığını, davacı lehine TMK’nun 712. maddesindeki koşulların gerçekleştiğini açıklayarak ….ada …. parsel sayılı taşınmazın 1.500 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK’nun 712. maddesindeki koşulların davacı lehine gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ….ada…. parsel sayılı taşınmazı dosyadaki çap kaydına göre 31.03.2011 tarihinde edinmiştir. Hak talep ettiği komşu….ada …. parsel ise 05.05.1994 tarihinde tapudaki satış işlemiyle davalı adına tescil edilmiştir. Dava dilekçesinde davacı tespit öncesi 40 yıllık zilyetliğe dayanmaktadır. Somut olayda davacı çap iktisap etmiştir. Bayinin zilyetliğine tutunamaz. Kaldı ki, bu yönde bir delil de sunmamıştır.
Hal böyle olunca, açıklanan bu nedenlerle davanın reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle red kararı verilmesi doğru değil ise de; sonucu itibariyle doğru olan red kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama
karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı 07.01.2013 tarihinde açtığı dava ile, …. ada …. parsel sayılı taşınmazın 1500 m2’lik bölümünü (40) yıldır aralıksız çekişmesiz malik sıfatıyla zilyet olduğunu belirterek; bu bölümün davalı adının mevcut tapu kaydının TMK. 712. madde uyarınca iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, TMK. 712. madde uyarınca tapu iptal/tescile karar verilemeyeceği, aksine bir hukuki sebebe dayanmadan (yolsuz tescil) adına tapu kaydı oluşturulan kişinin zilyetliğinin aralıksız, çekişmesiz malik sıfatıyla (10) yıl sürmesi durumunda yolsuz tescilin hukuki tescile dönüşeceğini ve bu şekilde kazandığı mülkiyet hakkının korunacağını; oysa davalı adına yolsuz tescille de oluşmuş olsa bile bir tapu kaydının bulunmadığını; dolayısıyla davada TMK. 712. maddesinin uygulanması koşullarının bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmiş; hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava konusu (70) parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 17.09.1976 tarihinde kesinleşmiş; davalı tapu kayıt malikinden bu taşınmazı tapudan yapılan satış işlemiyle 05.05.1994 tarihinde iktisap etmiştir. Davacının kadastro öncesi sebeblere dayalı tescil iddiası dinlenemez. Zira 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ndaki (10) yıllık hak düşürücü süre fazlasıyla geçmiştir. Dava konusu (70) parsel üzerinde adına tapu kaydı bulunmadığından; davacı yararına TMK. 712. maddesi hükümleri uygulanamaz. TMK. 713. maddesindeki koşullar oluşmadan bir başkası adına tapuda kayıtlı olan taşınmaz üzerinde zilyetlik sıfatıyla tescil talep eden kişinin zilyetliği fiilen kaç yıl sürerse sürsün; tescil hakkı vermez. TMK. 713. maddesindeki zilyetlikle iktisap koşulları da mevcut değildir. O halde; Mahkeme’nin davayı ret kararı isabetlidir. Değerli çoğunluğun hükmün değişik gerekçeyle onanması sonucuna katılmakla birlikte; değişik gerekçenin açıkladığım yönde olması gerektiğini düşünüyor; çoğunluğun onama gerekçesine katılmıyorum. 06.11.2014