Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15676 E. 2014/7648 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15676
KARAR NO : 2014/7648
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, asker arkadaşı katılan …’ı telefonla arayarak teyzesinin oğlunun arkadaşının evinin önündeki eski virane yapıdan çıkan küp içerisinde altın bulduklarını, bu altını kendilerinin değerlendiremeyeceklerini beyanla …’tan yardım istediği, birkaç kez telefonla görüştükleri, bilahare annesinin hasta olduğunu beyanla katılan …’tan para istediği, …’ın da posta yolu ile sanık adına 600 TL parayı havale ettiği, 21/06/2007 günü …’ın yanında arkadaşı … ve babası …ile birlikte… iline gelerek otogarda sanık ile açık kimlik ve adresinin tespit edilememesi nedeniyle evrakı tefrik edilen … isimli şahısla buluşarak…’daki bir kıraathaneye gittikleri, …’nin altınları elinde bulunduran … isimli şahsın önce parayı istediğini söyleyerek katılanların verdiği 4,000 TL parayı aldığı ve bu parayı … isimli şahsa vermek üzere yanlarından ayrıldığı, yarım saat sonra geri dönerek …’ın parayı az bulduğunu 25,000 TL para talep ettiğini, ellerinde 17-18 kilo altından hariç büyük altınlar olduğunu ve bu altınlar karşılığı istediğini söylediği, katılan …’in … ile birlikte elinde altınların olduğu bildirilen … isimli şahısla konuşmak için kahvehaneden ayrıldıkları, … isimli şahsın askeri bir çantayı göstererek altınların çanta içerisinde olduğunu beyanla çanta ve içindekileri …’e gösterdiği, …’in “çantayı kapat” dediği, burada …’e bir adet numune altın verdikleri, …’in aldığı bu altın ile kahvehaneye … ve …’ın yanına dönerek altını gösterdiği, katılanların sanık ve arkadaşlarının elinde gerçek altın olduğu yolunda ikna oldukları, 17-18 kilo altın karşılığı 25,000 TL para istenmesi üzerine …’in …’ye telefon ederek oğlundan para göndermesini istediği ve gönderilen 22,000 TL parayı bankadan çektikleri, yanlarındaki para ile 25,000 TL’ye tamamlayarak tekrar … ile buluştukları, …’nin …’ı “altınları al gel” diyerek gönderdiği, katılanların da …’ın altınları getireceğini inanarak 25,000 TL’yi …’ye teslim ettikleri, yaklaşık 10-15 dakika arabada bekledikleri, bilahare …’ı tekrar telefonla aradıkları, …’ın “geliyorum” demesi sonrası …’nin “ben parayı götüreyim, … da altınları getirecek” diyerek koşar adımlarla katılanların yanından uzaklaştığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.