Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22225 E. 2014/13339 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22225
KARAR NO : 2014/13339
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
…. Bilgisayar Limited Şirketi’nin yetkilisi olan sanık …’ın, şikayetçi …’in borçlu, katılan …’un
kefil, …Bilgisayar şirketinin de alacaklı olduğu 10.03.2008 düzenleme, 19.03.2008 vade tarihli , 5.000 TL bedelli senedin ödenmemesi üzerine 20.05.2008 tarihinde Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2008/6587 sayılı dosyası ile takibe koyduğu, ancak şikayetçi ve katılanın imzaya itirazda bulundukları, ekspertiz raporuna göre senet üzerindeki imzaların şikayetçi ve sanığa ait olmadığının belirtildiği, böylece sanığın sahte senedi icraya vererek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda ; Ankara Ticaret Sicil Memurluğu’nun 02.07.2010 tarihli yazısına göre sanık …’ın suç tarihinden önce 08.11.2006 tarihinde şirketteki hissesini devrettiği ve suç tarihi itibariyle sanığın kardeşleri olan … ve …’ın şirket yetkilisi oldukları, yine dosyaya ibraz edilen belgelere göre… Bilgisayar Şirketi ile …. İlçesinde cep telefonu işiyle uğraşan şikayetçi …’in yetkilisi olduğu … İletişim adlı işyeri arasında bayi üyelik ve cari hesap sözleşmesi imzalandığı, … İletişim tarafından.. Bilgisayar şirketine cep telefonu siparişinde bulunulduğu ve.. Bilgisayar tarafından kargo ile gönderilen ürünlerin teslim edildiği ve irsaliyeli faturalar düzenlendiği, suça konu senet üzerindeki imzaların şikayetçi ve katılanın eli ürünü olmadığı belirtilmiş ise de, … İletişim’e ait bayi başvuru formu, bayi üyelik ve cari hesap sözleşmesi üzerindeki kaşede bulunan imza ile senetlerdeki imzaların aynı kişinin eli ürünü olduğu, ayrıca.. Bilgisayar şirketinin senet bedelinin tamamı üzerinden değil de irsaliyeli fatura bedeli kadar icra takibi yaptığı, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlemediği sabit olmakla beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.