YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18620
KARAR NO : 2014/3832
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin dolandırıcılık suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, şikâyetçi …’ye telefon açarak polis emeklileri derneğinden aradığını, çıkardıkları dergiye abone olması halinde basın ve araç tanıtım kartlarının verileceğini, hastane ve emniyet oto parklarından bu kart karşılığı ücretsiz faydalanabileceğini ve aylık abone fiyatının 175,00 TL olduğunu söylediği, şikâyetçinin inanmış gibi yaparak sanığın teklifini kabul ettiği ve gelen sanığa seri numaraları alınan paraları verdiği, olay mahallinde tertibat alan görevlilerin sanığı yakaladığı, sanığın üzerinde … gazetesi adına yapılmış sahte basın kartlarının bulunduğu, Basın İlan Kurumu’na ve Gazeteciler Cemiyeti’ne yazılan yazılarda… adlı gazete veya derginin olmadığının bildirildiğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında … Hareket gazetesi sahibi olan tanık …’ın yanında prim karşılığında işçi olarak çalıştığını, onun talimatıyla şikâyetçinin yanına gittiğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, şikâyetçinin de, telefonla görüştüğü kişiyle sanığın sesinin birbirine benzemediğini beyan etmesi, tanık Sebahattin’in de sanığın savunmalarını doğrulaması hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.