YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22427
KARAR NO : 2014/7637
KARAR TARİHİ : 21.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … ile tanık … aracılığıyla tanışan sanığın, katılanın işsiz olduğunu ve iş aradığını öğrenerek kendisinin belediyede çalıştığını, eleman alınacağını, kendisini işe yerleştirebileceğini katılana söylediği, katılanın da sanıktan yardımcı olmasını istediği, bunun üzerine sanığın gerekli olduğunu belirterek katılandan bir adet vesikalık fotoğraf ile nüfus cüzdanı fotokopisini aldığı, ayrıca işinin yapılabilmesi için maliyeye 300,00 TL para yatırıp makbuzunu kendisine getirmesini söylediği, daha sonra durumu değerlendiren katılanın, sanığın kendisini kandırdığını düşünerek talebinden vazgeçip nüfus cüzdanı fotokopisi ile vesikalık fotoğrafını sanıktan geri istediği, bu şekilde sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında katılana Maliye Gelir Müdürlüğü’ne 300 TL bağışta bulunarak buna ilişkin makbuzu getirmesi halinde yardımcı olabileceğini söylediğini belirterek suçlamaları kabul etmediği, katılan ve tanık …’in soruşturma evresindeki beyanlarında sanığın, vesikalık fotoğraf ile kimlik fotokopisini alarak, maliyeye 300,00 TL tutarında bağış yapıp makbuzu kendisine getirmesini istediğini belirtmelerine rağmen, yargılama aşamasında paranın nereye yatırılacağı konusunda çelişkiye düştükleri, bu itibarla sanığın kendi hesabına para yatırılmasını istediği konusunda yeterli delil bulunmadığı, maliyeye paranın yatırılması halinde menfaat temin edemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.