Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14938 E. 2014/4212 K. 06.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14938
KARAR NO : 2014/4212
KARAR TARİHİ : 06.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil,görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek
boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Mağdur polis memuru …’nin görev yaptığı… Polis Merkezi Amirliğine, … sokak üzerinde bazı şüpheli şahısların tel kestikleri ihbarının yapılması üzerine kolluk güçlerinin belirtilen suç mahalline gittikleri, burada sanık ile kardeşi olan temyiz dışı sanık …’i … Elektrik … İşletme Müdürlüğüne ait suça konu kesilmiş kablolar ile birlikte yakaladıkları, akabinde sanıkları haklarında adli işlem yapmak amacıyla karakola götürdükleri, burada sanık …’ın avukat odasının camını eliyle vurmak suretiyle kırarak eline aldığı cam parçasıyla kendine zarar verip sağa sola bağırmaya başladığı, daha sonra olaya müdahale etmek isteyen görevli polis memuru …’ye de elinde bulunan cam parçası ile saldırıp yaralamak istediği ancak mağdurun kendisini geriye çekmesi sonucu yaralayamadığı, bu şekilde sanığın atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, mağdur ifadeleri, olay tutanağı, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu silahtan sayılan kırık cam parçasıyla işlemesi karşısında, TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve hırsızlık suçunun kamu hizmetine tahsis edilen eşya hakkında gerçekleşmesi nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde aynı yasanın 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.