YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20904
KARAR NO : 2014/13747
KARAR TARİHİ : 09.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi ile sanığın lise yıllarına dayanan tanışıklıklarının bulunduğu, sonraki zamanda karşılaşmaları üzerine aralarında duygusal bir ilişki geliştiği, bu arada sanığın kendisini …. çalışanı olarak tanıttığı, şikayetçi ile evlenmek için … Başkanı ile görüştüğünü söyleyen sanığın bunun için kurumca soruşturma yapılacağını söyleyerek inandırıcı olmak için şikayetçiden “soruşturma yapılmasına izin veriyorum” şeklinde şerhi de içeren kimlik fotokopisi aldığı, daha sonra bir süre ortadan kaybolduğu, şikayetçiyi aradığında bu kez bir yere ödemesi olduğu, il dışında bulunduğu ve evinde bulunan para kasasının anahtarının yanında olması nedeniyle kasadan para alamadığından, belli bir miktar paranın kardeşine teslimi yönünde şikayetçi ile telefon görüşmesi yaptığı, buna karşılık nakit parası olmadığını söyleyen şikayetçinin annesine ait 3 adet 22 ayar 22 gram burma altın bileziğini ondan alıp, verebileceğini söylemesi üzerine görüşmenin ertesi gününde bu kez bizzat şikayetçinin yanına giden sanığın bilezikleri aldığı ve daha sonra şikayetçi ile görüşmeyip ortadan kaybolduğu, bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.