YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9797
KARAR NO : 2014/3308
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Isparta ilinde faaliyet gösteren Dostlar isimli birahanede garson olarak çalışan sanık …’in, söz konusu mekanın müşterilerinden olan ve aynı dosya kapsamında yargılanıp mahkumiyetlerine karar verilen; ancak hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklar … ve … ile tanışarak arkadaş olduğu, sanık …’nun,… ilçesinden tanıdığı katılan …’in yanına gelerek kendisine evlenmesi için bir bayan bulduğunu söylediği, katılan …’in teklifi kabul etmesi üzerine, hükmü temyiz etmeyen sanıklar … ile …’ın, sanık … ile birlikte katılan …’in ikametine gittikleri, burada katılanın, sanık …’in kendisinden yaşça küçük olduğunu söyleyerek evliliğe sıcak bakmadığını belirttiği, sanık …’in ise katılana, kendisine itaat edeceğini ve bakacağını söyleyerek katılanı evlenmeye ikna ettiği, ertesi günü hep birlikte kuyumcuya gittikleri, katılanın 4 adet bilezik ve 1 adet yüzük alarak sanık …’e verdiği, eve tekrar döndükleri, sanık …’in hazırladığı yemeği hep birlikte yedikten sonra diğer sanık …’ın evden ayrılmak istediği, onu yolcu etmek için katılanın da evden dışarıya çıktığı, katılanın evden ayrıldığı sırada sanık …’in ikameti terk ettiği, katılanın eve döndüğünde sözde evleneceği sanık …’in evden kaçtığını anladığı, bu şekilde sanık …’in üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, en başından beri evlenme niyeti taşımamasına rağmen katılanı bu duruma inandırarak muhtelif ziynet eşyalarını sözde evlilik amacıyla katılandan aldıktan sonra evi terk etmek suretiyle haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ” 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2. maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.