Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22093 E. 2014/13411 K. 07.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22093
KARAR NO : 2014/13411
KARAR TARİHİ : 07.07.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir.Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; katılan …’in … plaka sayılı aracı satmak için 05/08/2007 tarihinde…ili oto pazarına götürdüğü, sanık …’in araca müşteri olarak talip olduğu, tarafların 9000 TL paraya anlaştığı, sanığın elden 50 TL kapora verdiği, kendisini …ilinde postanede çalışan memur olarak tanıttığı, izninin olmadığını belirtip aracı … iline getirmesini söylediği, yakıtını vereceğini beyan ettiği, katılanın aracı…. iline getirdiği, burada sanığın yeğeni olarak belirttiği … olduğu ifade edilen kişi ile adliye önünde buluştukları, daha sonra sanık ile birlikte …. Noterliğine gidip araç satım işlemlerini tamamladıkları, sanık …’in aracın parasını vermek bahanesiyle sürekli telefon ile konuştuğu, telefondaki görüştüğü kişiye, “bana 9000 TL getirin” dediği, daha sonra katılandan aracın anahtarını istediği “parayı alıp geleyim” dediği, araca binip uzaklaştığı, katılanın yanında kalan… isimli kişinin de bir müddet sonra tuvalete gittiği, tuvaletten çıkışta telefon ile konuşma bahanesi ile oturulan yerden dışarıya çıktığı ve bu kişinin de olay yerinden kaçtığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.