YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17969
KARAR NO : 2014/16521
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, yaralama, hakaret
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, ceza vermekten vazgeçilmesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın, 21.11.2008 tarihinde arkadaşıyla buluşmak üzere Cadde üzerinde yürürken, sanık …’nın mal sahibi, sanık …’nin ise işleteni olduğu büfeden 250 kontörlük Vodafone kartı aldığı, büfeden ayrılmadan kontörün şifresini kazıdığı ve telefona yüklemeye çalıştığı, ancak her defasında “Bu KYK daha önce kullanılmış” uyarısını alması üzerine satıcı …’ye dönerek kendisine satmış oldukları kontör kartının daha once kullanılmış olduğunu söylediği, sanık …’ın “yapabileceğim bir şey yok” demesi üzerine Vodafone müşteri hizmetlerine ait 444 0 542 numaralı telefonu aradığı, bu sırada büfeye gelen sanık …’nın sorunun ne olduğunu sorduğu, katılanın durumu anlattığı, aynı zamanda Vodafone müşteri temsilcisi ile görüşmeye başladığı ve sorununu ilettiği, müşteri temsilcisinin söz konusu kontör şifresinin kullanılmış olduğunu söylemesi üzerine, satıcının inanmasını sağlamak amacıyla müşteri temsilcisine bunları kontörü aldığı sanık …’ye de aktarmasını rica ettiği ve telefonu satıcıya uzattığı anda, sanık …’nın “ben konuşayım” diyerek telefonu katılanın elinden aldığı, katılanında arkadaşına yerini belli etmek amacıyla elini havaya kaldırarak salladığı, bunu gören sanık …’nın telefonu kapattıktan sonra sinkfalı sözlerle katılana hakarette bulunduğu, katılanındurumu izah etmeye çalışarak telefonu sanık …’nın elinden aldığı sırada, sanığın “sen gel bakayım buraya, ben sizi kaç dakikadır takip ediyorum, arkadaşınla ordan haberleşiyorsun, beni de müşteri temsilcisi diye onunla görüştürdün zaten, sen kimi kandırıyorsun, şebekesiniz siz” dedikten sonra telefonu katılanın elinden çekip aldığı ve katılanı darp etmeye başladığı, sanık …’ninde katılana bir kez vurduğu, olayda;
1-Sanıklar hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede
Sanıklar hakkında yaralama suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanık … ve katılanın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat, sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza vermekten vazgeçilmesi hükümlerine yönelik incelemede;
Tanık beyanları sanıklar ve katılan ifadeleri ile tüm dosya kapsamına göre sanık …’nin dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin delil bulunmadığından beraatına dair kararda ve hakaretin karşılıklı olması nedeniyle sanık … hakkında hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine ilişkin kararlarda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.