YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17242
KARAR NO : 2014/3381
KARAR TARİHİ : 25.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın katılanın işyerine gelerek Denizli ilinde bir çobanın hayvan otlatırken gömü altını bulduğunu, 2010 adet olan bu altınların piyasaya sürmek amacıyla kendisine satmak istediklerini söylediği, altınları görmek amacıyla katılanın sanık …’le beraber…’ya gittikleri, …’da bulundukları esnada diğer sanık …’ün 5-6 adet altınla yanlarına geldiği, daha sonra sanıkların altınların hepsini getirmek amacıyla köye gittikleri, sanık …’in elinde bir adet altınla geri döndüğü katılana sanık …’ün annesinin paranın tamamını almadan altınları vermeyeceklerini söylediği ve bir adet altını vererek değerini öğrenmesini istediği, katılan ile sanık …’in satım hususunda anlaşmaları üzerine katılanın kardeşlerini arayarak parayı getirttiğini ve sanık …’e verdiği, ancak sanıkların altınları getirmediği ve ortadan kayboldukları iddia edilen olayda, sanıklar … ve …’ün üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair katılan …’in soyut iddiasından ve sanık …’in çelişkili beyanlarından başka sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeter derecede, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, katılan ve tanıklar soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında devamlı çelişkili ifadelerde bulundukları ayrıca katılan ile tanıkların, sanıklara karşı işledikleri iddia olunan hürriyeti tahdit ve yağma suçlarından yürütülen soruşturma ve kovuşturma dolayısıyla başlarından geçen bir altın bulma olayını çarpıtarak anlattıkları kanaatiyle beyanlarına itibar edilmediği, tüm bu anlatılanlardan bahisle delil yetersizliğinden sanıkların beraatlarına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.