Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18267 E. 2014/11482 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18267
KARAR NO : 2014/11482
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ın, katılan … Sanayi Ürünleri Yatırım Pazarlama Anonim Şirketi’nde şoför ve dağıtım elemanı olarak çalıştığı, katılan şirketin sanığı mal dağıtmak ve mal verdiği bayilerden tahsilât yapmak üzere Tarsus ilçesine, şirkete ait 33 HH 078 plakalı araç ile gönderdiği, sanığın Tarsus ilçesindeki mal verilen bayilerden şirket adına 6500 TL tahsil ettiği halde, kullandığı aracı bir otoparka bırakıp İstanbul iline gittiği, tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmediği ve harcadığı olayda; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK’nın 61/8 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılacağı belirtilmesine karşın, sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra TCK’nın 52. maddesine göre 100 TL adli para cezasına çevrilerek bu miktar üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılarak 80 TL olması gerek sonuç adli para cezasının 83 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin “100 TL” ve “83 TL” ibarelerinin çıkarılarak, hüküm fıkrasında gösterilen TCK’nın 62. maddesinin aynı kanunun 52. maddesinden önce uygulanması suretiyle adli para cezasının “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” olarak değiştirilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.