Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18276 E. 2014/11486 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18276
KARAR NO : 2014/11486
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Olay tarihlerinde Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesinde icra servisinde tahsildar olarak çalışan sanık …’ın tanıdığı bir kısım mükelleflere haricen muhasebe hizmeti sunduğu, muhasebeci olan sanık … ile birlikte tanık …’a ait işyerinde çalışmayan sanıklar … ve …’ü işyerinde çalışıyormuş gibi göstererek işe giriş bildirgesi düzenledikleri ve katılan kuruma verdiği, sanıklardan …’ın sanık…’a para verdiği, gerçekte çalışmadıkları halde çalışıyormuş gibi kendileri için işe giriş bildirgesi düzenlettirdikleri, bu işe giriş bildirgelerini sanıklardan …’nin kendisi hakkındakini yazdığı, sanık …’nin de kendisi hakkındaki işe giriş bildirgesini imzaladığı olayda,
1-Sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraat ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar … ve …’nin sağlık hizmetlerinden ve işsizlik ödeneklerinden yararlanmadıkları, ileride yararlanma ihtimali olan bir takım haklar için yapılan başvuru ile kamunun bir zararının bulunmaması, sanık …’in işe giriş bildirgelerinin düzenlenmesinden haberinin olmaması nedenlerinden sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık, sanık … hakkında dolandırıcılık ile özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararında ve özel belge niteliğindeki sahte işe giriş bildirgelerinin düzenleyen sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın tanık …’a ait işyerinde çalışmadıkları halde … ve …’ü sigortalı yapacağını söyleyip onlarlar ilgili işe giriş bildirgelerini imzalatarak, … ve muhasebeci olan diğer sanık …’in haberi olmaksızın bildirimde bulunmak suretiyle Emre ve Kadriye’nin sigortalı çalıştıklarına dair kaydını yaptırdığı eyleminde, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.