YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18395
KARAR NO : 2014/11493
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın tebliğ tarihinde sanığın cezaevinde olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin oğluna ait işyerinde iken belli bir süreliğine dükkandan ayrıldığı, işyerinde tanık …’ün bulunduğu sırada sanığın dükkana geldiği, dükkan sahipleri olan şikayetçi ve oğlunu tanıdığını, isminin İlhan olduğunu, bir adet doğalgaz parasını ödediğini ve almaya geldiğini belirtip 1.250,00 TL
değerindeki kombiyi alıp gittiği, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 52/4. maddesine göre; “kararda, para cezasının TCK’nın 52/4. madde gereğince 1 er ara ile 6 eşit taksitle tahsiline taksitlerden biri zamanında ödenmezse geri kalan kısmın tamamının birden tahsil edileceği ve ödenmeyen kısmın hapse çevrileceğine” karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “100 gün”, “83 gün” ve “1.660,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi, hükmün ilgili kısmına “para cezasının birer ay arayla 6 eşit taksitle ödenmesine” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.