YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18387
KARAR NO : 2014/11501
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki “c” ve “e” bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece 53/1-a-b-d bendindeki haklardan sanığın yoksun bırakılmasına karar verilmesi, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın yolda karşılaştığı mağdurlara kendisinin de emekli olduğunu emekli sandığından hesaplarına para geldiğini, bu parayı alabilmek için Vergi
Dairesine bir miktar para yatırılması gerektiğini belirtip kendisinin rahatlıkla yatırabileceğini söylediği ve mağdurlardan ikisinden vergi dairesine yatırmak için para aldığı, üçüncü mağdurdan ise üzerinde parası olmaması nedeni ile eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın bu suretle dolandırıcılık suçlarını işlediği anlaşıldığından mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.