YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1320
KARAR NO : 2014/16655
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; suç tarihinde … şubesine gelen ve … tapu dairesinde dükkan satışından dolayı bankaya 485.000 TL para getireceğini söyleyen, güvenliği için yanına bir görevli verilmesini isteyen sanığın; banka tarafından görevlendirilen ve kendisine refakat eden şikayetçiye kendini gümrükçü olarak tanıtıp … iş merkezinde beş dakikalık bir imza işi olduğunu belirtmesi ve bu arada oradan uygun fiyata telefon, dizüstü bilgisayar temin edebileceğini vaatetmesini müteakip; ikna ettiği şikayetçiden 700 TL parasını alıp ortadan kaybolması eylemenin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarını uygun olarak, oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde; aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari haddin üzerinde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafındaki “120”; ikinci paragrafındaki “100” üçüncü paragrafındaki “100” ve “2000”; dördüncü paragrafta yer alan “100” ve “2000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla; “5”; “4”; “4” ve “80”; “4” ve “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANAMASINA, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.