YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26867
KARAR NO : 2014/16670
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma, zincirlmeme silahla tehdit, Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
…Ltd. Ünvanlı (… V.D.) şirketin … semtindeki oto kiralama işyerini birlikte (fiilen) işleten baba (…), oğul (…) ve yeğen (…) olan sanıkların; katılanlar … (kefil) ve … (kiracı-borçlu)’ın 17/08/2009 tarihli sözleşmeyle kiraladıkları (miktarı kısmı boş bırakılmış senet imzalayarak) … plakalı aracın işyerine iadesi aşamasında; kiralık araçta bir kısım hasara sebep olduklarının ileri sürülmesi, şikayetçilerden dosya fotokopisi görülen “araç bakım formu” içerğinde tespit olunan hasar karşılığı 2.473 TL istenmesi, katılanların buna itiraz etmeleri üzerine işyerinde bir odaya alınıp dosyada rastlanılmayan “hasar belgesini” imzalamalarını istemeleri, şikayetçilerden pasif direnç gördüklerinde adli emanete alınan kuru sıkı tabancaları bir şekilde teşhir edip onların korkmalarını sağlayarak hasar belgesini imzalamalarını sağlamaları, kiralama aşamasında alındığı bildirilen miktar kısmı boş senedi 65.000 TL bedel yazarak noterden 26/08/2009 tarihinde protesto gönderilmesi ve senedin sanık … vekilince Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2010/2238 Esas sayılı dosyasında 6.000 TL asıl alacak üzerinden icra tatkibine (18/02/2010) konulması; öte yandan müşterileri olan şikayetçi ve mağdurlardan oto kiralama sırasında aldıkları senetleri otoların iadesi gerçekleştiği halde sahiplerine (katılanlar … ve …) vermemeleri eylemlerinin kişi sayısınca “nitelikli güveni kötüye kullanma”; “zincirileme silahla tehdit”; “Açığa imzanın kötüye kullanılması” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Katılanlar … ve … vekili Av. …’nın 23/06/2011 havale tarihli süre tutum-temyiz dilekçesiyle sadece müvekkileri açısından, sanıklar hakkında verilen “beraat” kararlarını temyiz ettiği sonucu varıldığından tebliğnamedeki II. no’lu “red” düşüncesine iştirak olunmamıştır.
I) “Nitelikli güveni kötüye kullanma” suçundan sanıklar hakkında verilen “beraat” kararına yönelen katılan …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Katılanın yokluğunda verilip 16/09/2011 tarihli (beraat) hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 25/11/2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) “Nitelikli güveni kötüye kullanma”; zincirleme silahla tedit, “Açığa imzalanın kötüye kullanılması ” suçlarından sanıklar hakkında verilen “beraat” kararlarına yönelen katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkındaki “beraat” hükümlerinin ONANMASINA, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.