Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3868 E. 2014/20018 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3868
KARAR NO : 2014/20018
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
07.02.2011 ve 20.04.2011 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan müştekilerin 5271 sayılı CMK’nın 238/3 maddesi gereğince sanığın görüşü sorulmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, duruşmada hazır bulunan sanığın bu hususta herhangi bir itirazının bulunmaması ve şikayetçi …..’ın katılma talebi hususunda 20.04.2011 tarihli celsede karar verilmiş olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; suç tarihi öncesinde Tekel İdaresinde çalışan sanık …’in, akrabası ve köylüsü olan katılanlara ulaşarak Elazığ yolu üzerinde …. mevkiinde yeni yapılan Araştırma Hastanesi’ne güvenlik görevlisi ve temizlik işçisi alınacağını, Ak Parti’de tanıdıklarının olduğunu, Ankara’ya giderek işe alımlarda kendilerine yardımcı olabileceğini söylediği, inandırıcı olabilmek için

fotoğraf, kimlik fotokopisi gibi belgeler de istediği, sanığın….. İşletmeleri’nde çalıştığını bilen ve kendisini daha önceden tanıyan katılanların sanığa inanarak birlikte sanıkla buluşup para verdikleri, ancak paraları alan sanığın katılanları herhangi bir işe yerleştirmediği gibi paraları da iade etmediği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.