YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9704
KARAR NO : 2014/3596
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in … Gıda Tem. Teks. Büro Mak. Ltd. Şti. kurduğu ve …’de faaliyet gösterdiğini belirterek kendisi, eski eşi olan sanık … ve diğer sanık …’i sigortalı gösterdiği, ancak sanıkların bu iş yerinde 3-4 ay faaliyet gösterdikten sonra iş yerini kapattıkları halde çalışıyormuş gibi sigortalarını devam ettirdikleri ve sigorta primlerini ödemediklerinin iddia edildiği somut olayda;
1-Sanık … Alıcı hakkında dolandırıcılık ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenemsinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … Alıcı hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık … hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenemsinde;
Sanık …’in 16 günlük sigortalı gösterildiği sürenin SGK müfettişlerince yapılan denetim sonucunda tespit edilip iptal edildiği, bu dönem içerisinde sanığın herhangi bir sağlık harcaması yapmadığının anlaşılması karşısında;sanığın dolandırıcılık kastı ile haraket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği ve sanık …’ya ait sigortalı işe giriş bildirgesinin aslı bulunamadığı gerekçeleri ile verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … Öcal hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenemsinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın kendisine ait iş yerinde çalışmadığı halde çalışıyor göstermek sureti ile sanık … hakkında sahte olarak sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleme şeklindeki eyleminin, 5237 Sayılı TCK’nın 207. maddesindeki özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı kanunun 204/1. maddesi uyarınca karar verilmesi,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerinin 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçu olması ve 5941 sayılı Kanunun 03.02.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun ile değişik 5. maddesinde öngörülen yaptırımın, idari yaptırıma dönüşmesi ve katılan kurumun zararını karşılaması dikkate alınarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.