YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18932
KARAR NO : 2014/11558
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın olay öncesinde üzerinde bir dolar altında tomarla para büyüklüğünde gazete kağıdından oluşan mendile sarılı düzeneği hazırladığı, olay günü bankadan emekli maaşını çeken mağdur …’yi takip edip yanına yakLaşarak sohbet etmeye başladığı ve elindeki düzeneği müştekiye hissettirmeden yere attığı, hemen ardından mendile sarılı bu tomarı sanki yolda bulmuş gibi yaparak yerden alıp içine bakıp mağdura bunu içinde çok para var, bu para artık bizim kısmetimiz diye aldatarak mağdurun çektiği emekli maaşını almak amacıyla dolandırmaya teşebbüs ettiği, savunmalar, mağdur beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve hükmedilen adli para cezasının gün sayısının paraya çevrilmesi hususunda hüküm fıkrasında uygulama maddesi olan TCK 52. maddenin gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “100” gün”, “50” gün ve “1.000 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, “5 gün”, “2 gün”, “40 TL”adli para cezası ibaresinin ve hükmedilen adli para cezasının gün sayısının para miktarına çevrilmesine ilişkin olarak “TCK 52 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.