YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22150
KARAR NO : 2014/13486
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır
Somut olayda; sanığın kiralamış olduğu araçla yanında açık kimliği bilinmeyen kendisini Sultan Kaya olarak tanıtan bayanla birlikte şikayetçinin mobilya ticareti yaptığı iş yerine gittiği, 1550 TL değerinde mobilya eşyasını satın alıp, para vermeden 1550 TL değerinde bono düzenleyip Sultan Kaya’ya kefil sıfatıyla imzalattığı, mobilya eşyasını yeni satın aldığını belirttiği eve getirilmesini istediği, şikayetçinin eşyaları sanığın istediği boş haldeki eve götürüp teslim ettiği, aynı gün içerisinde emlakçının şikayetçiyi arayarak, sanığın evi satın almadığını ev sahibinden evi bakmak amacıyla anahtar almış olduğunu söylemesi üzerine, tekrar eşyaları bıraktığı eve gittiğinde kapının kilidinin değiştirilmiş olduğunu ve evin boş halde bulunduğunu gördüğü, sanığı cep telefonundan aradığında yarım saat içerisinde geleceğini söylediği, ancak gelmeyip satın aldığı eşyayla birlikte kaybolduğu, böylece sanığın şikayetçiyi dolandırdığı anlaşılmakla, mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.