YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21256
KARAR NO : 2014/13290
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi…’nin … pazarına gittiğinde, pazarın girişinde seyyar olarak saat, dürbün ve cep telefonu satmaya çalışan sanık … … ile kendisinden saat satın almak için pazarlık yapan diğer sanık …’u gördüğü ve yanlarına gittiği, sanık …’in her birinin içinde iki adet olan 4 kutu saati 450 TL para vererek satın aldığı, sanık …’in verdiği parayı alan sanık …’nın paraların sahte olduğunu söylemesi üzerine, şikayetçinin cebinden 100 TL çıkartıp göstererek paraların sahte olmadığını belirttiği, daha sonra sanık …’in sanık …’yla yeniden pazarlık yapıp geriye kalan saatleri de almak için 850 TL’ye anlaştıkları, şikayetçi ve sanık …’in birlikte yürüdükleri sırada, sanık …’in şikayetçiye hitaben “sen beni tanımadın mı, …. parkının üst tarafında kuruyemişçi var, orada duran benim kardeşim olur” dediği, daha sonra kuruyemişçi dükkanına yaklaştıklarında şikayetçiye “sen bana 800 TL ver, saatler sende dursun, ben hemen dükkandan para alıp geleyim” dediği, şikayetçinin 800 TL parayı çıkartıp sanık …’e verdiği, parayı alan sanık …’in “ben parayı almaya dükkana gideyim, sen kadının yanına git, kalan saatleri alacağım sen orada bekle” diyerek saatleri verip oradan ayrıldığı, sanık …’nın olduğu yere giden şikayetçinin …’yı görememesi üzerine kuruyemişçi dükkanına giderek sanığı sorduğunda gerçek durumu öğrendiği, saatlerin de değerinin çok düşük olduğu, sanıkların bu şekilde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip savunmasında beyan ettiği adresine 12.03.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen 11.02.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 29.03.2010 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 GÜN”, “25 GÜN” ve “500 TL’Sİ” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.