YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18200
KARAR NO : 2014/11580
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;Keşan İcra Müdürlüğünün 2006/4013 Esas sayılı takip dosyasında borçlu … hakkında başlatılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine borçlunun adına kayıtlı olan … plaka sayılı aracın haczedilmesi amacıyla İpsala İcra Müdürlüğüne talimat yazıldığı, bunun üzerine İpsala İcra Müdürlüğünün 2007/86 sayılı Talimat dosyasında aracın 26/03/2007 tarihinde fiilen haczedilerek aynı tarihte yediemin olarak …’a teslim edildiği, daha sonrasında Keşan İcra Müdürlüğü’nün 04/06/2007 tarihli yazısıyla yediemin değişikliği yapılması kararlaştırılarak … plaka sayılı aracın ilk yediemin olan …’dan alınıp 04/06/2007 tarihinde bu kez …’ a yediemin olarak teslim olunduğu, hacizli … plaka sayılı aracın katılan …’ a yediemin
Olarak tesliminden hemen sonra icra dosyasındaki borçlu …’in oğlu olan sanık …’ın arabadan ses geldiği ve arızası olduğu gerekçesiyle söz konusu aracı tamir ettireceği ve sonrasında geri getireceği bahane ederek katılandan teslim alıp götürdüğü ve bir daha da katılan …’a geri getirmediği anlaşılmakla,atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. Maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanığa adli para ceza tayin edilmesine ilişkin hükümde yer alan ” 50 gün “, ” 41 gün ” ve ” 820 TL ” ibarelerinin yerine sırasıyla ” 5 gün ” ” 4 gün ” ve ” 80 TL.” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.