YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20711
KARAR NO : 2014/13657
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın annesine ait evi onun rızasıyla sanığa kiraya verdiği, kiraya verirken kendisine ait olan eşyalardan kullanmadıklarını da evin bir odasında kalması için sanıkla anlaştığı ve sanığa güvenerek eşyaların bulunduğu odanın kapısını kilitlemeyerek sanığa emaneten bıraktığı, sanığın 1. ayın sonunda katılandan habersiz olarak evi boşaltarak adresini meçhule taşıdığı ve evden ayrılırken de katılana ait evde bulunan kombi ile odada bulunan karyola ve bakır eşyaları alıp gittiği sanık savunması katılan ve tanık beyanı, tutanak ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “180” gün”ve “150gün” ve “3000TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, ”5 gün”, “4gün” ve “80TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.