YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21251
KARAR NO : 2014/13450
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, temyiz dışı sanık … ve daha önce Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı suç nedeni ile yargılanan …’ın hayvan pazarında 3 adet küçük baş hayvan katılandan satın aldıkları, karşılığında suça konu 25.01.2006 tarihli 1.260,00 TL bedelli, borçlu olarak sanık ile birlikte temyiz dışı sanık … ve…’ın isimleri ile adres bilgilerinin bulunduğu senedi verdikleri, gününde ödenmeyen senet nedeni ile katılanın yaptığı araştırma sonucunda sanık ve yanındakilerin gösterdikleri adreslerinin yanlış olduğunun anlaşıldığı somut olayda; sanığın 23.10.2007 tarihli duruşmada ….’ın üç adet keçiyi satın aldığını, kendilerinden kefil olmalarını istediği için senedi imzaladıklarını, isminin karşısındaki adreste daha önceden kiracı olduğunu beyan etmesine rağmen,17.06.2008 tarihli duruşmada getirdiği sözleşme başlıklı kiraladığı seraya ait adresi ile bonodaki adresin aynı olmadığının anlaşılması, bunun üzerine hayvanları satın alan şahıs tarafından kendi adresine yakın zannedilip yanlış adres yazıldığını, bonoyu imzalarken okumadığını, okuma yazmasının iyi olmadığını, ve şahıslara güveniği için yanlış adres yazıldığını görmediğini söylemesi karşısında senet üzerindeki adresinin yanlış olduğu ve senet bedelinin katılana ödenmediği gözetildiğinde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.