YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18599
KARAR NO : 2014/11620
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın Susuz ilçesi Kırkpınar köyündeki ahırından 15 adet büyükbaş hayvanının çalınmasından sonra, sanıklardan…’ın katılanın amcasının oğlu olan tanık …’nu telefonla arayarak, hayvanların yerini bildiğini ve 3.000 TL karşılığında hayvanları kendilerine getireceğini söylediği, tanığın durumu katılana anlatması üzerine, katılanın yanında tanık Mendiz de bulunduğu halde Ardahan ilçesi … köyündeki petrol istasyonunda sanıklarla buluştuğu ve yanında getirdiği 1.000 TL’yi sanık …’a teslim ettiği,…’ın da bu parayı sayarak diğer sanık …’a verdiği, sanıkların kalan 2.000 TL’yi de ertesi gün hayvanları teslim ederken alacaklarını söyleyerek katılan ve tanığın yanından ayrıldıkları, aradan geçen zamana rağmen sanıkların hayvanları teslim etmedikleri gibi, katılandan aldıkları parayı da iade etmedikleri, katılanın sanık …’ı araması üzerine, sanığın hayvanları aradıklarını, buldukları zaman getireceklerini söyleyerek katılanı oyaladığı anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “6 gün”, “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.