YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17733
KARAR NO : 2014/11622
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; 31/08/2006 tarihinde Kayseri ilinde … İçen isimli şahsa ait … plakalı aracın çalındığı, yine Kayseri ilinde ikamet eden … isimli şahsın … plakalı 1994 model aracına ait ruhsatın ise kimliği belirsiz şahıslarca ele geçirildiği, daha sonra çalıntı olan … plakalı aracın motor ve şase numaralarının …plakalı ruhsatta yer alan motor ve şase numaralarıyla değiştirildiği, sanık …’nun, motor ve şase numaraları değiştirilen çalıntı araç ve ruhsatı çalınan …’in kimlik bilgileri kullanılarak oluşturulan, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte bir kimlikle Ankara iline geldiği, burada araç alım satım işi ile uğraşan diğer sanık …’a kendisini … olarak tanıtıp, Mersin ilinde gümrükte çalıştığını, paraya ihtiyacı olduğunu, aracı acil satmak istediğini söylediği, sanık …’un da, daha önceden tanıdığı ve galericilik yapan tanık … ile görüşerek elinde bir araç olduğunu, satmak istediğini belirttiği, bunun üzerine aracı inceleyen …’nın, daha önceden araç almak istediğini bildiği katılan …’ı arayarak istediği gibi bir araç bulduğunu beyan ettiği, katılanın aracı 6.500 TL’ye satın almayı kabul etmesi üzerine, satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için sanıklarla … ilçesinde noterlikte buluştukları, sanık …’nun, aslı ele geçirilemeyen … sahte kimliğini kullanarak, motor ve şase numaraları değiştirilen aracı … Noterliği’nce düzenlenen 29/09/2006 tarih ve 1820 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile katılana devrettiği, birkaç ay sonra aracın Kayseri ilinde çalınan … plakalı araç olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; sanık …’nun, suça konu aracın motor ve şase numaralarında tahrifat yapılarak ruhsata uygun hale getirildikten sonra, kamu kurumu olan nüfus idaresinden verilip aslı ele geçirilemeyen ve nüfus idaresinin maddi varlıklarından sayılan … adına sahte olarak düzenlenmiş nüfus cüzdanını kullanarak aracı … Noterliği aracılığıyla katılana satması şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve aynı kanunun 204/1-3. maddesinde düzenlenen kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde ve araba alım satım işi ile uğraştığı anlaşılan sanık …’un, kendisine müşteri olarak gelen ve olay öncesi tanımadığı sanık …’nun getirdiği aracın motor şase numaralarını kontrol ettiğine ve internet sorgulamasında herhangi bir çalıntı kaydı olup olmadığını araştırdığına yönelik savunmasının aksine, sanık …’in eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.