YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29337
KARAR NO : 2014/1940
KARAR TARİHİ : 05.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın sorguda bildirdiği adresine 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında yapılan tebliğ usulsüz olup sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek mahkemece verilen 30.11.2011 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılıp yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Baba oğul olan katılanlar … ve …’ın sanığı zaman zaman köylerine gelmesi nedeniyle tanıdıkları, sanığın bir gün sohbet sırasında katılan …’a ”…’ı evlendirmiyor musun? Evlendirmeyi düşünüyorsan yakınen tanıdığım çok temiz bir kız var, başgöz edelim” dediği, katılanın olabilir cevabı üzerine ertesi gün hakkındaki hüküm kesinleşen sanık … ve tanıdıkları olarak tanıttığı … ile katılanın evine geldikleri, sanığın katılanlara hitaben ”bu kız benim yeğenimdir, babası öldü, annesi felçli, ağabeyleri de hiç ilgilenmiyor, ekmeğe muhtaç, eşinden ayrılmış, çocuğu yok, kızı beğendi iseniz 15.000 TL verin, burada kalsın, hemen nikah işlemlerini başlatın” dediği, pazarlık sonucu 4.000 TL’ye anlaştıkları, devamla ” parayı hemen vereceksiniz, yoksa taliplisi çok, biz başka tarafa vereceğiz ” diyerek parayı istediği, katılanların da parayı sanığa verdikleri, sanığın ve hakkındaki dosya tefrik edilen …’in hakkındaki hüküm kesinleşen …’i katılanların evinde bırakarak gittikleri, ertesi gün katılanların çarşıya çıkıp …’e üç takım elbise aldıkları, resmi nikah için işlemlere başladıkları, bu arada …’in Asliye Hukuk Mahkemesine müraccat edip iddet müddetini kaldırdığı, katılan …’ın …’e güvenerek 3 adet de bilezik aldığı, kan tahlillerini de yapıp Belediye’den nikah için gün aldıkları, nikahın kıyılmasından bir gece önce …’in takılan altınlar ile evde bulunan 550 TL’yi alarak ortadan kaybolduğu, bu olaydan 10-15 gün sonra sanığın bu kez katılan … …’ye evlenmek istiyorsa çok temiz bir kız tanıdığını söyleyip hakkındaki hüküm kesinleşen … ile tanıştırdığı, eşi vefat edip yalnız yaşayan katılan …’ın …’i beğendiğini söylemesi üzerine sanığın bu iş karşılığında kendisine ve …’in kardeşi olarak tanıttıkları …’e 5.000 TL vermesi gerektiğini söylediği, katılan …’ın 1.500 TL’yi hakkındaki evrak tefrik edilen …’e verdiği, … ile çarşıya çıktıkları, ona yüzük ve küpe aldığı, birlikte eve gittikleri, …’in ertesi gün kendisine alınan takı ve katılana ait cep telefonunu alarak kaçtığının anlaşıldığı olayda, sanığın hakkındaki hüküm kesinleşen sanık … ile fikir ve eylem birliği ile gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken1412 CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 gün”, “2.000 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve ” 100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, katılanlar … ve …’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 300 gün”, “6.000 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.