YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13059
KARAR NO : 2014/21112
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bilirkişi raporunda mesai saatlerinin 9.00-19.30 olarak alındığının yazılı olmasına rağmen gerçekte 9.00-18.30 saatleri arasında hesaplama yapıldığının ve raporda 9.00-19.30 saatleri arasında hesaplama yapıldığının yazılmasının maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı-karşı davalı vekili davacının iş sözleşmesinin feshi nedeni ile kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalı-karşı davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karşı dava reddedilmiş, davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.10.2013 tarihli ilamı ile özetle, “2-…Davacı karşı davalı dava dilekçesinde 09:00’da işe başladığını belirtmiş ve bu doğrultuda fazla mesai alacağı talep etmiş olmasına rağmen, tanık beyanlarına itibar edilerek 08:30 da işe başlanıldığının kabulü ile fazla mesai alacağı hesaplanmış olan bilirkişi raporuna itibar edilerek, talebin üzerinde fazla mesai ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir.
3-Davalı-karşı davacı, davacı-karşı davalının ıslah dilekçesi ile artırmış olduğu fazla çalışma ücreti talebine karşı süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece zamanaşımı savunması dikkate alınmadan, bilirkişi raporu doğrultusunda fazla çalışma ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkeme, ek hesap raporu aldıktan sonra asıl davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay’ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay’ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir
Somut olayda; bozma öncesi mahkeme kararında kıdem ve ihbar tazminatları ile aylık ücret, yıllık izin ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretine ilişkin alacaklar kabul edildiği ve bu alacaklar bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği halde, bozma sonrası kurulan hükümde bu alacaklardan hiç bahsedilmemiş,infazda tereddütlerin önlenmesi bakımından tespit hükmü kurulmaması hatalı olmuştur.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinden sonra gelmek üzere 4. bent olarak;
“4-a)8565,99 TL net kıdem tazminatının akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile,
b)676,67 TL net izin alacağının 50,00 TL’ sini dava tarihinden, kalanının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
c-)435,50 TL net ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte,
d)609,18 TL bayram ve genel tatil alacağının 50,00 TL’sinin dava tarihinden, kalanının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ilişkin hüküm bölümleri bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.