Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17730 E. 2014/11627 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17730
KARAR NO : 2014/11627
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; mağdur … ve babası olan katılan …’ın para yatırmak üzere Düzce merkez … Caddesi üzerinde bulunan PTT binasına gittikleri, katılan …’ın yatırılması gereken 4.000 TL’yi oğlu Vefa’ya verip, oğlunu da orada gördüğü arkadaşı … …’a emanet ederek diğer işlerini halletmek için postaneden ayrıldığı, mağdurun, babasının vermiş olduğu 4.000 TL ile tanık …’in yanında beklediği sırada, sanıklardan …’ın yanlarına gelip bir sıra fişi ile iki tane işlem yapılıp yapılmadığını tanık …’e sorarak muhabbet etmeye ve tanığı oyalamaya başladığı, bu esnada mağdur …’ya da ileride bekleyen diğer
sanık …’ı göstererek kendisini çağırdığını söylediği, mağdur …’nın sanık …’in yanına gitmesi üzerine sanığın, mağdura babasının adını ve telefon numarasını sorduğu, mağdurun babasının cep telefonunu söylemesinden sonra sanığın, babası ile telefonda konuşuyor gibi yaparak mağduru dışarı çıkardığı ve cadde üzerinde ilerlemeye başladıkları, telefonu kapattıktan sonra mağdura eliyle işaret ederek ileride … Mobilya isimli bir iş yeri olduğunu, babasının oradan 2.000 TL bedelli bir çeki almasını istediğini söyleyerek mağduru kandırdığı, kendisinden kısa bir mesafe uzaklaştığı esnada mağdura seslenerek, babasının tekrar aradığını ve PTT’ye yatacak parayı kendisine vermesini, parayı yatırıp gelince makbuzu vereceğini söylediği, bunun üzerine mağdurun 4.000 TL’yi ve sıra fişini sanık …’e verdiği, bir süre dolaştıktan sonra sanığın söylediği iş yerini bulamaması üzerine PTT’ye geri dönen mağdurun, kontörlü telefondan babasını araması üzerine dolandırıldığını öğrendiği anlaşılmakla; sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle hileli hareketlerle aldattıkları mağdurdan haksız menfaat temin etmeleri şeklindeki eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.