YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3961
KARAR NO : 2014/14580
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’in … … şirketinin yetkilisi olduğu, söz konusu şirketi 07/07/2008 tarihinde katılan … …’a devrettiği, bu devir işleminden sonra sanık …’in, şahsına ait çek hesabından … seri numaralı 75.801 TL bedelli ve … seri numaralı ve 12.984 TL bedelli çekleri .. Tekstil A.Ş. yetkilisi olan sanık …’e verdiği, söz konusu çekleri verirken yine … … şirketi ortağı olan kardeşi sanık …’nın da çek üzerine aval içindir diyerek imza attığı, sanık …’in de devrettiği şirketin kaşesini kullanıp kaşe altına imzasını attığı ve söz konusu kaşe üzerine aval içindir şerhinin yazıldığı, bu şekilde söz konusu şirket devredildikten sonra şirket kaşesini kullanıp hazırlanan çeklerin sanık …’e verildiği, sanık …’in bu çekleri kullanıp katılanın devraldığı şirket aleyhine icra takibi başlattığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı, söz konusu olayın bu haliyle hukuki uyuşmazlık kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanıkların haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.