YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/584
KARAR NO : 2014/14872
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın ikmetgah adresine tebliğ edildiği 27.07.2010 tarihinde başka bir suçtan dolayı Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğuna karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; pazar yerinde alışveriş yapıyormuş gibi davranan sanık …’ün, pazarcılık yapan mağdur …’in tezgahına giderek 1 kg mantar istediği, bir taraftan da mağduru lafa tuttuğu, mandalina fiyatını sorduğu, mağdurun patronunu tanıyormuş gibi davranarak konuştuğu, bir yandan da elindeki 50 TL’yi mağdura gösterdiği, tezgahın kalabalıklaşmaya başladığı ve mağdur …’in diğer müşterilerle ilgilendiği sırada sanığın para üstünü beklediğini söylediği, mağdurun para almadığını söylemesine rağmen sanığın ısrarla parayı verdiğini ancak para üstünü almadığını söylemesi üzerine mağdurun, 46,50 TL’yi para üstü olarak sanığa verdiği, sanığın tezgahtan uzaklaştığı esnada, bu şekilde dolandırıcılık eyleminin yapıldığı yönünde ihbar alıp pazara gelen polislerin sanığı yakaladıkları, sanığın aldığı parayı geri iade ettiği sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.Dolandırıcılık eylemi tamamlandığı halde teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasının kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.