Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18330 E. 2014/11728 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18330
KARAR NO : 2014/11728
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz talebi olmadığı anlaşılmakla, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne hasren yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi Yeşim’i telefonla arayıp kendisini Çınarlı Emniyet Müdürü … olarak tanıtan ve çevresinde de “…” ismini kullanan sanık …’ın, şikayetçinin cezaevinde tutuklu bulunan kayınbabası … cezaevinden hastaneye sevk ettirebileceğini, cezaevinde doktor kardeşi olduğunu söylediği, şikayetçiden hastaneye sevk için kayınpederine ait kimlik fotokopisi, sağlık karnesi, fotoğraf ve rapor istediği, şikayetçinin de bu evrakları hazır edip sanığın talimatıyla İzmir Spor’un yanındaki … Marketin önüne gelerek orada bekleyen ve beraat eden diğer sanık …’ye verdiği, daha sonra sanık…’ın harç parası olarak 1.000-2.000 TL para istemesi üzerine şikayetçinin durumdan şüphelendiği ve para vermediği sabit olmakla dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında tayin olunan gün para cezasının, adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin mahallinde karara eklenmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.