YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/869
KARAR NO : 2014/14592
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Temyiz dışı sanık …’ın, tanık … ile börekçi dükkanında tanıştığı, tanığın kendisine bildiğin satılık araba var mı, bir arkadaşım araba arıyor dediği, temyiz dışı sanık …’ın cezaevi arkadaşı olan sanığa telefon açtığı, bir arkadaş araba arıyor dediği, sanığın … plakalı araçla geldiği ve müşteki ile börekçi dükkanında buluştukları, ruhsatı sanığın üzerine olmayan, başka bir bayana ait olan … plakalı aracın satımı konusunda pazarlık yaptıkları, 2.500 TL karşılığında anlaştıkları, müştekinin 1.000 TL peşin parayı temyiz dışı sanık … ve tanık …’nın huzurunda sanığa verdiği, geri kısmını da 500’er TL olmak üzere 3 taksit yaparak ödenmesi konusunda anlaştıkları, daha sonra temyiz dışı sanık …, sanık …, müşteki ve tanık Hakan ile birlikte aracın noterden satışını yapmak üzere İzmir’den Manisa iline geldikleri, noterin kapandığı için sanığın o gün aracın satışını yapamadığı, hep birlikte geri İzmir’e döndükleri, ertesi gün müşteki ile sanık …’in börekçi dükkanında aracın noterden satışını yapmak üzere buluştukları ve birlikte tekrar Manisa ilinegittikleri, Manisa otogarının karşısına geldiklerinde, sanık …’in müştekiye “Sen burada in, ben arabayı park edip geleyim” dediği, müştekinin de arabadan indiği, sanık …’in araba ile gittiği ve bir daha geri dönmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafında işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”120 gün”, ”100 gün” ve ”2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ”5 gün”, ”4 gün”, ”80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.