Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/962 E. 2014/14858 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/962
KARAR NO : 2014/14858
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin eşi ile sanık …’nin uzaktan akraba oldukları, sanık … ile sanık …’nin gayri resmi olarak birlikte yaşamış olduğu, sanıklar ile şikayetçinin ara sıra görüştükleri, bu görüşmelerden birinde sohbet esnasında şikayetçi sanıklardan …’ye kızının üniversiteden mezun olduğunu işsiz güçsüz gezdiğini söyleyerek serzenişte bulunduğu, sanıkta şikayetçiye “ben kızına iş bulurum, ancak karşılığında 5.000 TL paranı alırım” dediği, buna inanan şikayetçi kızının üniversite diploması, nüfus cüzdan sureti, öz geçmişini içeren yazı ve 5.000 TL parayı sanığa verdiği, aradan bir ay geçmesine rağmen bir gelişme olmaması üzerine şikayetçinin sanıkla irtibata geçerek bilgi istediği, sanığın şikayetçiye kızını Ankara’da bir hastaneye yerleştireceğini, ancak masraf için 5.000 TL daha gerektiğini söyleyerek şikayetçiden 5.000 TL daha para aldığı, aradan bir hafta kadar geçtikten sonra şikayetçi telefonla aranarak, kızı için Ankara’da … … Hastanesi’nde iş olduğunu ve aylık 3.000-4000 TL arasında ücret alacağının söylendiği, bu telefon konuşmasından sonra şikayetçinin yaptığı araştırmada Ankara’da … … Hastanesi’nin bulunmadığını tespit ettiği ve tekrar sanık ile irtibata geçtiği, bu defada devreye sanık …’nin gayri resmi olarak yaşadığı diğer sanık …’nın girerek şikayetçiye kızı için … Bankası yada … Bankası’nda iş bulunduğunu ancak işe başlaması için 10.000 TL para gerektiğini söyleyerek parayı şikayetçiden istediği, şikayetçinin istenen bu parayı da sanık …’ye verdiği, yine aradan uzun bir süre geçmesine rağmen sanıkların iş bulmadıkları gibi verilen paraları da iade etmedikleri, sanıkların bu eylemleriyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunması, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.