Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/23843 E. 2014/14614 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23843
KARAR NO : 2014/14614
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması
Gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan …’ın, arsası … … ait olan ve üç yıllığına kiraladığı … Kuruyemiş isimli iş yerini işlettiği, söz konusu iş yerini … kat karşığı inşaat sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile alan ve müteahhit olan sanık …’ın, katılana, iş yerini kendisinin aldığını söyleyerek boşaltmasını istediği, ancak katılanın, kira sözleşmesinin bulunduğunu belirterek işyerini tahliye etmediği, arsa sahibi … damadı sanık …, … oğlu … ve kepçe operatörü …’ın, katılan …’ın babası katılan …’e yönelik olarak “ sen kim oluyorsun, sinkaf ol git” diyerek hakaret ettikleri, adı geçen katılan ordan ayrıldıktan sonra, sanık …’in talimatıyla sanık …’ın söz konusu büfeyi yıktığı, büfe yıkılırken içerde bulunan dolap ve gıda malzemelerinin zarar gördüğü, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek mala zarar verme, sanıklar …, … ve …’in de hakaret suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıklar … ve …’in arsa sahibinin akrabaları olarak orda bulundukları, mala zarar verme suçuna iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, anlaşmazlıktan haberi bulunmayan kepçe operatörü sanık …’ın, sanık …’in talimatını yerine getirdiği, suç kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, sanıklar …, … ve …’in de hakaret suçunu işlediklerine dair katılan …’in soyut iddiasından başka mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve sanık …’in de, kasten katılana ait mallara zarar vererek mala zarar verme suçunu işlediğinin sanık ve katılan beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre sabit olduğunun anlaşılması karşısında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 15/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.