YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14830
KARAR NO : 2014/21452
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, saha satış şefi olarak görevinin iade alım sürecinde sistemdeki iade iskontolarının faturalara yansıtılıp yansıtılmadığı hususunu kontrol etmek olduğunu, bu kontrolleri de yaptığını, mal iadesi konusunda başka herhangi bir görevinin de bulunmadığını, başka çalışanların iade ile ilgili olarak yaptıkları işlemlerden dolayı sorumlu tutulduğunu, iş akdinin de bu nedenle feshedildiğini, görüldüğü üzere feshin geçersiz olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin, … Bölgesinde sorumluluk alanındaki coğrafyada satış ekibinin satış, iade, tahsilat, mağaza içi bulunurluk ve görsellik ile rut düzeni kriterlerini eksiksiz yerine getirmesini sağlayamadığı, bu konuda görevini yerine getirmeyen ekip üyesi hakkında distribütörü uyarmadığı ve bu konuda yönlendirme yapmadığı, görevini suistimal eden distribütörü ve şirketi zarara uğratan satış ekibi hakkında ilgili yöneticilerini bilgilendirmediği ve satış yapan müşterilerin carilerini kontrol ederek distribütörü hesap hareketleri konusunda uyarmadığı ve görevlerini yerine getirmediği, altında çalışan satış temsilcilerini yönetemediği ve denetleyemediği ve en önemlisi şirket satış prosedürlerine uygun hareket etmemesi nedeniyle İş Kanununun 25/2. maddesi gereğince tazminatsız olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sorumluluk ve yetki alanlarını belirtir görev tanımının bulunmadığı, satışlarla ilgili uygunsuzlukların denetim görevinin kime ait olduğuna dair de bir yazının bulunmadığı, dolayısı ile fesih sebebine ilişkin olarak davacıya atfedilecek bir sorumluluğun olmadığı, davalı işverence de haklı feshin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı, geleneksel kanal saha satış şefi olarak 4 yılı aşkın bir süre davalı işyerinde çalışmıştır.
Her ne kadar davacının görev tanımına ilişkin belge sunulmamış ise de satış temsilcileri ile diğer tanıkların beyanları ile davacının kendisinin satış temsilcilerinden ürünleri alması ve karşılığında ücretini ödememesi ya da ürünü iade etmemesi, gerçekte satış yapılmamış olsa bile satış temsilcilerini yönlendirme suretiyle fiktif satış gösterilmesi gibi işlemleri yaptığı belirtilmiştir.
Hatta dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi ile, “…davalı işverenin iddia etmiş olduğu araç sayımlarındaki eksiklikler ve fiktif satışların davalı işveren satış temsilcisinin beyanlarından ve düzenlenen tutanaklardan anlaşılmıştır. Bu beyan ve tutanaklardan söz konusu eksikliklerle ilgili davacının sorumluluğu ve rolü olduğu yönünde kanaat hasıl olmuştur.” şeklinde tespit yapılmıştır.
Dolayısıyla davacının görevi itibariyle denetim ve gözetim yükümlülüğü de bulunduğu dikkate alındığında fesih bildirimi ve tanık beyanları, davacının savunması, diğer işçilerden alınan yazılı beyanlar ve duruşmada dinlenen tanık beyanları ile bilirkişi tespitleri neticesinde davacının tutum ve davranışları gerekçe gösterilerek yapılan fesih işleminde, davalı işverenin 6 iş günlük yasal süre içerisinde iş aktini feshettiğini ispatlayamadığı, ancak dosya içeriğinden davacının denetim ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği, söz konusu eksikliklerde sorumluluğunun bulunduğu, davacının bu denetim ve kontrol yükümlülüğü ile sorumluluğunu yerine getirmekte ihmalinin bulunduğu, bu ihmalin de iş sözleşmesinin devamını çekilmez hale getirdiği sonucuna varılmakla feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, iş sözleşmesinin davacının tutum ve davranışları nedeniyle geçerli nedenle feshedildiği ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı değerlendirme ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin yatırılan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 616,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Artan gider ve delil avanslarının ilgilisine iadesine,
7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.