YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16966
KARAR NO : 2014/9623
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, ilçede minibüs şöförlüğü yapan müştekiye kendisini Josef olarak tanıttığı, 2005 yılı Aralık ayında müştekiye Samandağ ilçesinde bulunan … Manastırında hazine bulunduğunu, hazinenin çıkartılmasına yardım etmesi karşılığında paylaşabileceklerini söylediği, müştekinin 2006 yılı Ocak ayı başında 2 defada olmak üzere sanığa 500 gr 22 ayar altın, 11.000 Euro, 4.500 Amerikan Doları, 3.000 TL verdiği, sanığın bir süre sonra kimliği tespit edilemeyen Hakan olarak tanıttığı şahısla müştekinin evine bir küp getirdikleri, müştekiye ağzı kapalı olan küpü açmamasını, küpü açması halinde çarpılacağı yönünde telkinde
bulundukları, müştekiden para istemeye devam etmeleri üzerine müştekinin şikayette bulunduğu, son olarak 23.000 TL isteyen sanık ile buluşmak üzere seri numaraları alınmış paralarla birlikte polis gözetiminde müştekinin, temyiz dışı sanık … ile buluştuğu, paranın teslimi sırasında temyiz dışı sanık …’ın yakalandığı, kendisini sanık Mesut’un parayı almak için gönderdiğini beyan ettiği, müştekinin de sanığı teşhis ettiğinin anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.