Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10366 E. 2014/11817 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10366
KARAR NO : 2014/11817
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların yokluğunda verilip, sanık …’ye 19.12.2013 tarihinde, sanık …’e ise 14.02.2014 tarihinde tebliğ olunan 07.11.2013 tarihli mahkumiyet hükmüne dair karara yönelik, sanık … müdafiinin 30.12.2013 ve sanık …’in 24.02.2014 tarihinde yasal süresi geçtikten sonra yaptıkları vaki temyiz taleplerinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … … ile sanık …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … gerekçeli kararın cezaevi idaresi vasıtasıyla 11.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükmen tutuklama kararının infazı için yakalanıp tutuklandığı tarih olan 07.12.2103 tarihini öğrenme tarihi olarak kabul eden ve sanık müdafiinin 17.12.2013 havale tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildiren tebliğnamedeki düşünceye, tutuklama kararının hükmün tebliği ve hükümden haberdar olma anlamına gelmeyeceğinden iştirak edilmemiş, sanık … müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun
durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, sanıkların internet üzerinden araç satışı yapan kişileri dolandırma hususunda önceden fikir ve eylem birliğine vardıkları, sanık …’ın sahibinden.com isimli siteye araç satış ilanı veren katılanı arayarak kendisini astsubay gazisi … olarak tanıtıp, aracına … olduğu, akciğerlerinden rahatsız olması nedeniyle, solunum cihazına bağlı olarak yaşadığını, söz konusu arabayı da kendisini hastaneye götürmesi için kızı adına alacağını, ancak katılanın yaşadığı Düzce iline gelemeyeceğini katılanın arabayı Ankara iline getirmesi halinde masraflarını karşılayacağı ve aracı satın alabileceğini söylediği, katılanın da durumu kabul ettiği ve yanında bir akrabası ile aracını alarak Ankara iline geldiği, sanıkların önceden yaptıkları plan uyarınca gerçekte de karı koca olan sanıklar Hatice ve kendisini Kenan olarak tanıtan sanık …’nın Ankara-Samsun çevre yolurda bir petrol istasyonunda katılanı karşılayıp, sanık …’ın oturduğu eve götürdükleri burada tüm sanıkların bir aile görüntüsü çizdikleri ve yaptıkları konuşmalarla katılan üzerinde güven telkin ettikleri, sanık …’ın katılana sen kızımla birlikte notere git, ben de bankaya gidip parayı çekeyim vakit kaybetmeyelim diye katılanı yönlendirdiği, bunun üzerine katılanın sanık … ve … ile birlikte notere gittiği aracı sanık …’ye devrettiği, daha sonra sanık …’ın evine geldiklerinde …’ın parasını bankaya vadeli olarak yatırdığını, vadenin dolum gününü yanlış hesapladığını, paranın vadesinin bir kaç gün sonra dolacağını, üç gün sonra parasını göndereceğini söyleyerek hileli davranışlarına devam ettiği, sanıkların iş birliği halinde sergiledikleri hileli davranışlara inanan katılanın aracı sanıklara bırakıp … iline döndüğü, üç gün sonra verilen telefon numarasını aradığını sanık …’in açtığı ve sanık …’ın hastanede yattığını söyleyip telefonu Ercan’a verdiği, … ise solunum yetmezliği nedeniyle hastaneye kaldırıldığını kendisinin dolandırıcı olmadığını ertesi gün hastaneden çıkıp bankadan parayı çekerek katılana göndereceğini belirttiğini ancak ertesi gün katılanın telefon numaralarını aradığında telefonun kullanılmadığının bildirildiği böylece dolandırıldığını anlayan katılanın sanıklardan şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma sırasında, sanık …’nin katılandan satın aldığı … marka aracı bir gün sonra sanık …’in bulduğu üçüncü bir şahsa devrettiği anlaşılmakla, hileli hareketlerle haksız menfaat temin eden sanıkların atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … … ile sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmlerin ONANMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.