YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/727
KARAR NO : 2014/14641
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, .. Güvenlik hizmetleri firmasının … … Mevkiinde bulunan depolama alanında güvenlik amiri olarak görev yaptığı, işverenleri tarafından aynı sahada çalıştırılmak üzere güvenlik elamanı alınması konusunda kendisine yetki verildiği ve sanığın …. ilçesinde ikamet eden şikayetçiler ile görüşerek 2009 yılı yaz aylarında işe başlamalarını sağladığı, şikayetçilerin ilk maaşlarının şirket tarafından bankaya yatırılması üzerine sanığın tek tek şikayetçileri dolaşarak ilk maaşların şirket hesabına geri yatırılacağını ve işten ayrılırken geri ödeneceğini söyleyerek 400’er TL para istediği, hileli hareketi sonucu ikna olan şikayetçilerden …’in 2009 yılı Haziran ve Temmuz aylarında 400’er TL olmak üzere toplam 800 TL; … 2009 yılı Haziran ve Temmuz aylarında 400’er TL olmak üzere toplam 800 TL; …’in 2009 yılı Haziran ve Temmuz aylarında 400’er TL olmak üzere toplam 800 TL; …’nın 2009 yılı Ağustos ve Eylül aylarında 400’er TL olmak üzere toplam 800 TL; … 2009 Temmuz ayında 400 TL parayı sanığa teslim ettikleri, şirket tarafından işten çıkartılan bazı şikayetçilerin ödedikleri parayı geri istemeleri üzerine suçun ortaya çıktığı ve şirket yetkilileri tarafından ihbarda bulunulduğu anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülememiştir.
Hapis cezasının kanuni bir sonucu olan ve TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.