Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9189 E. 2014/9714 K. 15.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9189
KARAR NO : 2014/9714
KARAR TARİHİ : 15.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık …’ın, arkadaşı-mağdur …’a ait, ihtiyaç kredisi tahsisinde gerekli belgelerden biri olan nüfus cüzdanını temin edip, ürettiği sahte nüfus cüzdanı üzerine hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer şüpheli Nurullah’ın fotoğrafını yapıştırıp, böylece çektirdiği fotokopisi ve sair belgelerle kredi başvurusu yapılmasını (Nurullah tarafından) sağlayıp (hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …’ı da kefil gösterip) 13160717 Mbb. no’lu krediyi Akbank/İstoç şubesinden 28.07.2006 tarihinde alıp haksız yarar sağlaması eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Nitelikli dolandırıcılık” ve “Resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına yönelen sanık …’ın 01.03.2013 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “Resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararları temyizi değil, itirazı kabil nitelikte olduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 264.maddesine göre, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın 01.03.2013 havale tarihli dilekçesiyle vaki başvurusu “itiraz” niteliğinde kabul edilerek, gereğinin merciince takdir ve ifasını temin amacıyla mahalline iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
II) “Nitelikli dolandırıcılık” ve “Resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanık … müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.