YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13085
KARAR NO : 2014/2032
KARAR TARİHİ : 06.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, görevi ihmal
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse, bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in babasından kalan arazileri kardeşi …’in ekip biçmesine rağmen, kendisi kullanıyormuş gibi doğrudan gelir desteği alma amacıyla evrakları hazırlayıp, muhtar ve aza olan diğer sanıklara da onaylattıktan sonra İlçe Tarım Müdürlüğü’ne başvurduğu, yapılan araştırmada aynı yer için …’in de başvuruda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine sanığın talebinin reddedildiği ve böylece sanık …’in dolandırıcılığa teşebbüs, sanığın getirdiği evrakları gerekli araştırmayı yapmadan imzalayan sanıklar muhtar … ve aza …’in görevi ihmal suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanık …’in suça konu arazide mirasçı olarak hak sahibi olduğu, savunmasında ailede sözü geçen büyük abisinin, ” bu yıl tarlaları ortakçıya ver ve doğrudan gelir desteği için sen başvuru demesi üzerine başvuruda bulunduğunu, diğer kardeşi … ile arası bozuk olduğu için onun da ayrıca başvuruda bulunduğundan haberinin olmadığını beyan ettiği, sanıklar … ve …’ın da suça konu arazilerde hak sahibi olan sanık …’in gerekli evrakları tamamlayarak kendilerine onay için geldiğini, bu yıl kendisinin başvuru yapacağını ” söylediğini bildirmesi üzerine evrakları onayladıklarını, “…’in evraklarının başka bir mahalle muhtarlığında onaylandığını ve O’nun başvurusundan haberdar olmadıklarını” beyan etmeleri karşısında, sanık …’in suç kastı ile hareket etmediğine dair savunmasının aksinin ispat edilemediği, sanıklar … ve …’in ise, kendilerinin onaylamadığı …’in başvurusundan haberdar olmalarının beklenemeyeceği anlaşılmakla, ayrı ayrı beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.