Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18347 E. 2014/11818 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18347
KARAR NO : 2014/11818
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, farklı zamanlarda şikayetçi-mağdurdan aynı kasıt altında iki ayrı miktar parayı aldığı kabul edilmesine göre; “dolandırıcılık” suçu açısından TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; 1932 doğumlu şikayetçi … ile oğullarının, emlak-inşaat işi yapan tanıklar …(…) … vasıtasıyla tanıştıkları, benzer işler yaptığı bildirilen sanığın aracılığı ile İstanbul 2. Bölge … köyü Çiftlik mevkiinde üç adet arsayı yakın geçmişte almaları nedeniyle zaman içinde oluşan güven ortamında 2007 yılı Haziran ayı başlarında şikayetçiyi arayan ve satın aldıkları üç arsaya komşu olan dördüncü arsanın da satılık olduğunu söyleyen sanığın, arsanın sahibi olarak tanıttığı … adlı kişi ile tanıştırıp alım-satıma şikayetçiyi ikna etmesi, 12/06/2007 tarihinden bir veya iki gün öncesi tapu harcı ve sair masraflar için gerekli diyerek ondan 5.000 TL’yi elden alması, 12/06/2007 tarihinde ise arsa bedeli olarak verilmek üzere 125.000 TL’nin şikayetçinin banka hesabından çekilmesini sağlaması, tapu işlemlerini yürütmek-tamamlamak için şikayetçi ile seyir halindeyken ondan “… sen parayla dolaşma, … ben işlemleri halledip seni imzaya çağırırım, parayı bana ver…” deyip bu parayı da alması bilahare ona “… tapu işi olmayacak, sorun çıktı…para harcadım, şimdi iade edemeyeceğim, borcum borç ….” sözü ile adli emanete alınan suça konu tanzim tarihi ve borçlu adı-soyadı yazılı olmayan, alacaklı hanesine kendi ismini yazdığı senedi düzenleyerek vermesi, bu senedin Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/10998 E, sayılı dosyada takibe konulması üzerine 12/06/2008 tarihinde borca itiraz etmesi eylemlerinin “dolandırıcılık” ; “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.