YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18368
KARAR NO : 2014/11829
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve Neşe hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Oğlu …’ı evlendirmek için münasip bir kız arayan katılanın, yakın … köyünden tanıdığı ve Adıyaman’dan gelin aldığını bildiği …’dan ricası üzerine …’in gelininin kardeşi sanık …’i telefonla arayıp, durumu özetlemesi ile başlayan süreçte; sanık …’in arkadaşı olduğunu belirttiği sanık …’ya vaziyeti iletmesi, …’nın gelin adayı olarak evlenip-boşandığı kayden belli bulunan sanık …’yi tavsiye etmesi, böylece katılan ve … adlı kişinin aileleriyle birlikte Malatya’ya gelmeleri, gelin adayı … abisi olarak kendini şikayetçiye tanıtan sanık …’nın onları otogarda karşılayıp eve götürmesi, … ile … burada tanışıp konuşmaları ve evlenme rızalarını ortaya koymalarını müteakip,kız tarafının ziynet, giyim eşyası, cep telefonu gibi taleplerinin oğlan tarafınca karşılanması, bunların yanında 3.000 TL başlık parasının da verildiğinin ileri sürülmesi, tarafların söz kesmeleri sonrasında sanık …’nın “…sizin tekrar buraya gelerek yorulmanıza gerek yok, ben … bir hafta sonra otobüsle … gönderirim…” deyip onları uğurlamaları, vaadedilen süre geçmesine rağmen kızın gönderilmemesi, nihayetinde sanık …’nın aboneliği adına olan cep telefonu ile katılanı arayıp “…senin aracılar hepimizi dolandırdı… kız sizin hakkınız, gelin alın…” demesi, bunun üzerine katılanın tek başına Malatya’ya gidip sanıklarla buluştuğunda ondan ziynet isteyip almasını sağlamaları, katılanla sanık …’nin otogara bırakılması amacıyla sanık …’nın kullandığı araca binildiğinde, yolda duran …’nın şikayetçiye “…şu büfeden bir şişe su alır mısın?” diyerek onun araçtan inmesini sağlamaları ve hızla oradan uzaklaşmaları eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanıklar … ile …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.