Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22330 E. 2014/13257 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22330
KARAR NO : 2014/13257
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … vekilinin temyiz isteminin; sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a karşı eylemlerle ilgili olarak nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıklar … ile …’nın arkadaş oldukları, bankalarda çek hesabı bulunan arkadaşı … ile piyasayı dolandırmak amacıyla baştan beri kendi aralarında diğer sanık … ile birlikte, “sanık …, kendisine ait bir kısım boş çeklerini menfaat karşılığı şüpheli…’a vereceği,….’ın ise bu boş çekleri, …’nın kendisinin düzenlediği inancını verecek şekilde başkasına sahte olarak doldurtup imzalatacağı ve bu çekleri mal almış gibi karşılığında diğer sanık …’a elden verecekleri, sanık …’ın da bu çekleri alacağı mallara karşılık üçüncü kişilere ciro veya elden vereceği, …’nın çekler piyasada dolaşmaya başlamasına müteakip ilgili bankaya müracaat ve ihbarda bulunarak çeklerinin kayıp ve çalıntı olduğunu bildireceği” konusunda anlaştıkları, bu anlaşma gereği sanık …’nın iki adet boş çek yaprağını sanık …’a bir miktar para karşılığı verdiği, sanık …….’ın bankanın maddi varlığı olan bu çekleri, sanık …’nın düzenlediği inancını vererek başkasına sahte olarak doldurtup imzalattığı, bilahare mal almış gibi bunları elden sanık …’a verdiği, sanık …’ın ise katılan …’tan almış olduğu mal karşılığında 10.000 YTL meblağlı çeki elden kendisine verdiği, katılan …’ın almış olduğu bu çekin arkasını ciro ederek bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı iddia olunan olayda;
1- Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde;
Aldırılan bilirkişi raporlarına göre suça konu çek üzerinde bulunan keşideci imzasının …’na ait olmadığı, sanık …’ın …’na ait çeki rızası dışında alıp kullandığı gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.